Yalnızlığın zirvesinde öz benliğimle konuşurum
Dertleşirim kendi kendime, sessizlikle boğuşurum
Kazananı olmayacak bi savaşın içindeyim, ruh halim tükenmekte
Koyu siyahın huzurunu buldum, gördüğüm her renkte
Tenha sokaklar yürüyüp hayal kurmak için var sanki
Düşüncelerin içinde yüzüp bir karaya çıkmak misali
Bulamadım o karayı, yalnızlık denizinde boğuldum
Yardımını istemedim kimsenin, ama çabaladıkça yoruldum
Bir genç delikanlı, korkusu yok Tanrı dan başka
Onu sen nasıl ağlatırsın, yolunu bulamazsın, saçma!
Lakin bu genç bir dilber için ağlamıştı
Değmeyeceğini anladığında, yüreğini dağlamıştı
Kalmadı güveni hiç kimseye karşı
Üşeniyor sevmeye, tekrardan güvenmeye
Tatmış bir kere hayal kırıklığının acısını
Hiç niyeti yok bitkin ve yorgun ruhunun düzelmeye
Sanki bir son bekliyor, ölümün tecellisini
Bir amacım yok diyor, istemiyor yaşamın tesellisini
Lakin aramaktan da vazgeçmiyor, umut ediyor belki bir gün diye
Ben de mutlu olurum, bulabilirim gerçek aşkın zerresini.
A