V

RamaZan

Zaman üstü bir zaman, mekân dışı bir mekân.
Fazîletle örülmüş doku, müphem ve revan...
Lütuf yağmurlarını akıtan hâlis oluk,
Günahkârlara perde, nefessizlere soluk.
İlim semâlarına yükselmeye bir fırsat,
Hakîkat ehli ile görüşmeye bir ruhsat.
Yazık, bunu bilmeyen, sağır, dilsiz, körlere!
Denizlerde köpürüp, sönüp giden bönlere...
Karış karış toprağı zehirlemek ne demek?
Bilirler mi ki, öze nüfûz etmek ne demek?..
Sahte insan olmanın sahte pasaportu bu.
Mekâna hapsolmanın, köleliğin hâli bu.
Gör, ey nefsim, ey gâfil, özgürlük neredeymiş!
Hakîkat okyanusta, dünya da deredeymiş!
Öl bu akşam, hakîkat ehline uyan artık.
Nurları aksetmeye, ol, nâzır bir yaratık.
Kulakları kesmeden, kalbe nüfûz eylemek!
İşte budur, sesleri sükûta derc eylemek!
Sakın korkma dünyadan, ehlinden, Gayrullahtan.
Sen ki, ayna, pürnurdan, aşktan ve Nurullahtan...
©uludag