Hayretler üzerine kurulmuş bir hayat gibi'
Onca zaman sonra nasıl oldu da denk geldik'
Çok münasip bir zaman değildi kabul,
Lakin biz icabında sevdiğimiz hatun için yeri ve zamanı münasip kılabiliyoruz'
Cuma namazları dahil değildir'
Biz de böyle bir delikanlıyız ağabey'
Her neyse işte'
Üzerinden dokuz sene geçmiş ağabey'
Yani sen anlarsın dokuzun acısını'
Dokuz yaşında sigaraya başladığın için söylüyorum af buyur'
Velhasıl sözleştik bununla bizim küçükken gittiğimiz ciğerci nedim vardı'
Rahmetli göçüp gittikten sonra oğluna kaldı mekan hani biliyorsun'
Dedik orada buluşalım'
Neyse işte salıya daha üç gün var'
Var evet, ama günler geçmiyor'
Beden dersinin olduğu günü bekleyen veletler gibi gün sayıyorum hatunu görmek için'
Öyle hazırlanıyorum'
Ama nasıl dolmuşum anlatamam, tıka basayım anlayacağın'
Dönüp içime "arkaya doğru ilerleyelim abiler" diyesim de var ama kalbim orada "yer yok yav*ak daha ne kadar ilerleyelim" diyor'
O kadar yani'
Pazartesi sabahı bizim Süleyman'ın fiyakalı ceketlerinden birine kondum'
Bir görsen nasıl cuk diye oturdu üstüme anlatamam' Sanki namussuzlar bana özel dikmişler bu paçavrayı' Ondan sonra abime söyliyim bu içeri bir geldi, namussuzum sabahtan sinek avlayan mekan bir canlandı anlatamam'
Bereketli hatun naparsın'
Pembe bir tişört giymiş'
Caminin önünden geçse millet safları sıklaştırır yani'
Oturdu karşıma, merhaba faslını felç ettik hemen'
Konuşmuyor, dilini falan mı düşürdü diye geçirdim içimden'
Neyse abi ciğerler geldi, bu bana "Ben ciğer sevmiyorum" demez mi?
Girdi mi bana ekstra bir porsiyon ciğer parası' Allahtan geçen akşam bizim müptela gelip yüklü hap aldı da cebimize para girdi'
Ondan sonra abime söyliyim ben bir başladım konuşmaya sanırsın makineli tüfek ağzım' Anlatıyorum işte, "Seni ilk gün ki heyecan ile seviyorum" falan'
Ama temiz sevmiyorum abi, ciğerimi sokak kedilerine peşkeş çektiğim günden bugüne temiz sevmiyorum' İnsanın içi güzel olacak diyorlar ya hani, yok abi benim içim belediyenin çöp kamyonu allah seni inandırsın'
Şimdi ben bu hatuna seni temiz seviyorum desem biri çıkıp "Ulan pzvnk! Önce şu içini kırk derecede elde yıkama programına al" demez mi?
Der abi, hakkıdır'
Sonrası bu aldı benim paketten bir dal yaktı'
Yüzüme üfledi, ulan dedim kendi kendime "Ulan Hamza, bu da nefesse sen bugüne kadar yaşıyorum diye ne arakladın dünyadan'
Çiçekten böcekten ve lisede gördüğün şu fotosentezden!" Ama hatun nasıl biliyor musun abi? İlik, ilik! nakli olsa garanti on sene daha rahatsız edersin dünyayı'
Ondan sonra havadan sudan konuştuk'
Ben insanları şikayet ettim'
Papatyaları sevdiğini söyleyen kadınların bir katil olduğunu öttüm'
Kadınına papatya götüren her erkeğin de yardım ve yataklıktan tutuklanmasını rica ettim'
Güldü,
Yalnız öyle normal bir gülüş değil ha, bir baktım takvimden üç beş yaprak düştü, yağmur yağmaya başladı'
Enflasyon ebesininkini gördü'
"Benim gitmem lazım, görüşürüz. Kendine iyi bak lütfen" dedi'
Yedi sene geçti ağabey, kendime iyi bakıyorum' Bıraktım sigarayı, otu, hapı ve alkolü'
Görüşeceğiz abi, öyle dedi'
Sözünü tutar o biliyorum'
Sigaraya sigara olduğunu hissettirecek kadar janti tutan bir hatun sözünü mu tutmayacak abi'
Tutar değil mi? İşin kötü yanı, mahalle takımına rakip olan lig takımının maçında varını yoğunu mahalle takımına yatıran o bahisci gibi hissediyorum bazen'
Ama maç doksan dakika abi biliyorsun'
Tutar mı tutar"
©hellboyy
H