Renklere bölündüm, kızıllığımı verdim güllere.
Mavimi çaldı denizler, güneşi seçti sarı.
Renklere bölündüğüm gün hiçbir şey kalmadı bana.
Hiçbir şey kalmadı ama siyah kaldı bir yanım.
Herkes sevdi renklerimi,
Ama herkes sadece birini çok sevdi…
Bunların toplamıydım oysa ben.
Kimse yeşilden vaz geçip bakmadı koyu kahverengi toprağa.
Yalancı dostlar, sevgiler yeşerdi çiçeklerin mevsiminde.
Kimi turuncuma vuruldu, kimi hayran kaldı mora.
Kendi suçlarını zamana yükledi bazıları.
Karalamayı da çok severdik.
İlk mevsimleri karaladık, sonra ayları ve kendimizi.
Başkasından vazgeçmemek için kendimizden vaz geçtik.
Kendimizden geçtiğimiz gün, her şeyimizi kaybettik.
Hakikatı unuttuk, unutuverdik.
Almadık temiz baharın naif kokusunu.
Bakmadık gökkuşağın bütün renklerine.
Hep bir şeyde takılı kaldık eski plaklar gibi.
Mesela güneşi düşün,
Doğarken turunç, batarken kızıl
Her zaman sarı kalmasını bekleyemezsin.
Oysa övünürsün doğuşu ve batışıyla.
İnsanlar da renkler gibidir, bende öyleyim.
Kimi zaman farklı, kimi zaman bu renkteyim.
Her rengimin yüzlerce farklı tonu var.
Her gün bir bilmece benim için.
Acaba hangi renkten bir ben çıkacak?
Hangi tondaki ben daha güzel olacak?
©
S