Kayıp şehrin, yorgun kaldırımları,
Çekip giden baharlar,
Düşen her yaprak sahibini ararlar.
Kayıp giden yıldızlar dönmedi bir daha,
Gözyaşları kurudu, her adımım yeni bir vaha.
Gecelere huzur veren aşkta kalmadı da paha.
Şehrin sakinleri, fısıltılarla çığlıklar koydu aha.
Her biri emellerinden, yıl geçtikçe tutsaktı,
Ne kadar özgürlük kelepçeli olmasa da, kördüğüm olan kursaktı,
Ben ise, seni sensizlikle gördüğüm o an tek çarem susmaktı.
Pişmanlığımı yüzüne vurup, vedaları şiirlere kusmaktı.
Bu sebepsiz arbede de anladım ki eksilmişim,
Tebessümüm kaybolunca farkettim, sadece acılar tarafından sevilmişim.
Yine de ruhumun sol yanı sensiz geçerken,
O boşluğu hissettiğim her vakit bile hâlâ seninmişim,
Ve buna riyalı gülücükler atıp, aldanarak sevinmişim.
İşte böyle elvedayla başlayıp, acıları kalbe döküyor aşklar,
Ama biliyorum ki her gecenin sonunda, yeni bir hayat daha başlar.
Kararımı vermem için çok geç,
Çünkü gözlerimi ilk açtığımda, atıldı başıma taşlar.
Hep bir olumsuzluk ve hep bir huzursuzluk,
Beni zindan eden umutsuzluk,
Ölüme eş olan uykusuzluk...
©ggurkann
G