"Tenler sevilesi gibi değil, siz ezelde birbiriyle muhabbet kuran ruhları sevin."
Bir teyzem demişti ki bana: " Kızım Allah sana birbirinizi ruhunuzla sevecek aşk nasip eylesin." Ilk anda kavrayamamiştim, fakat yaşantılardan yola çıkınca tüm aşklara meydan okuyacak bir devrim gibi büyük gelmişti bu sözler bana. Onlar ki sevmenin ne demek olduğunu yaşayarak aktarırdı, aşkı madde de arayan bizlere... Ve devam etmişti teyzem:" Her seher vakti namazlarının ardından Allah'a niyazda bulun kızım, hep bunu iste Rabbimden." demişti.
Idrak edince anlıyor insan. Aşk'in bedenler üzerine biçilmiş bir kaftan olmadığı...
Şair'in demesiyle; Güzelliğin beş para etmez, bu bendeki aşk olmasa." kelimeriyle anlıyor insan...Ferhat'a demişler : Ne buluyorsun bu Şirin'de ?" Demişki Ferhat: "Ah birde benim baktığım gibi görebilseydiniz onu." işte tam anlamıyla böyle anlaşılıyor aşkın ne olduğu. Insan kendi ruhuna yakın olanı, benzeyeni, kendisini huzura kavusturanı seviyor. Ruh eşim derler ya hani, işte bunun gibi... Ne kadar da güzel bir söylem. Dua etmeli insan, gönül sevgisini yaşayabilmek için, ruhlarının aşkı yaşayacak birine sahip olabilmek için, dua etmeli...Ruh ve gönül 'un dışında her şey gelir gider, yıpranır tenler. Iste orada başlar sevmek...Ruh hep aynı kalır çünkü değişmez...Ruhumuzdur bizleri birbirimize yakın kılan. Onu tenlerde, malda mülkte arama sakın. Onu ruhlarda ara, ezelden gelen ve yine geldiği yere gidecek olan ruhlarda ara. Duamdır sizlere; Rabbim iki cihaninda da gönül sevgisi, ruh sevgisi versin bizlere. Tenler sahtedir, bir kılıftır sadece. Aşkı tenlerde değil, ezelden gelen ruhlar aleminde ara sadece!
M