Z

Ruhumun sessiz çığlığı:

Korkunun soğuk nefesi bir sis perdesi gibi sarıyor ruhumu,
Endişenin prangaları vurulmuş en derin çukurlarıma.
İçimde sessiz bir çığlık, yankısı dağlarda kaybolan,
İmkansız bir sevdanın bıçağı saplanmış kalbime, kanayan bir yara.
Bir iç savaş bu, nefes aldıkça çoğalan kasvetli bir acı,
Teslimiyet bir karanlık duvar, ardında sensizliğin sonsuzluğu.
Karmaşık hayaller birer cam kesiği, her hatırlayışta kanayan damarlarım.
Hayatın ızdırabı bir tuz gibi serpilmiş çatlamış dudaklarıma, susuzluğuma.
Aşka düşmek bir dipsiz çukur, ruhum orada can çekişiyor şimdi,
Her an ızdırabın, kederin karanlık gölgesi üzerimde bir örtü.
Anılar birer iğne gibi batıyor uykusuzlukla kızarmış kan çanağı gözlerime,
Işık saçmayan yıldızlar misali solgun bakışlarım, sensizliğin soğuk kapısında.
Gecenin karanlık duvarları üzerime yıkılıyor, ay bir cellat gibi izliyor beni,
Çaresizliğin tuzu basılıyor kanayan yaralarıma.
Her temas bir hayal kırıklığı, her uzaklık bir dağ gibi büyüyor aramızda,
Gözyaşlarım bir çığlık olup taşıyor, nefesim daralıyor sensizliğin soğuğunda.
Sevdanın bıçağı ruhuma saplanmış, kanı dinmiyor,
Heyecan değil, yalnızca derin bir acı hissediyorum şimdi.
Reddedilmek bir hiçlik, varlığımın cam kesikleriyle dolu bir enkazı.
Her zerrede bir sızı, her hücremde bir kanayan hasret, dayanılmaz bir ağırlık.
Kan basıncım bir fırtına gibi yükseliyor, bedenim bir pranga, ruhum kan revan içinde,
Bu aşk değil, sonsuz bir işkence, bir dağ gibi üzerime çöken umutsuzluk.
Ve şimdi, bu derin acının, bu dayanılmaz ızdırabın sonunda anlıyorum ki,
Sensiz açılan her kapı, ruhumda ebediyete kadar kapanmayacak bir yara izi.
©zeynra