B

Ruhun Hasreti

Ruhun hasreti ( Bedenin mücadelesi ve ruhunu ozgurlestirmesi)
Karanlık bir salondayim. Dilim de ismin anlatılamayacak benzersiz bir ahenk ve melodiyle tekrar ediyordu.
İsmin her dilime geldiğinde daha da yükseliyor göğe içimde ki hasret.
Önüme engeller çıkıyor içimde ki aşk ve coşkuyla engelleri her seferin de aşıyorum.
Önüme çıkan engeller git gide zorlaşıyor ruhum dilimde dönen isminle güç buluyor ve aşıyor zorlu engelleri.
Gözlerimden boşalıyor yaşlar hissettiğim büyük gayret ve aşkla.
Son bir engel çıkıyor ruhumun karşısına. Bu sırada o karanlık salon da bırakmışım bedenimi kendinden geçmiş  haykırıyor gözlerinden akan ve her damlası ruhuma güç katan yaşlarla.
Ruhum geçmek istiyor son engelden.
Bu engel muazzam büyüklükte hiç benzerini ve eşini görmediği bir kapı ve olağanüstü güçleri bulunan daha önce yine eşini ve benzerini görmediği iki muhafız tarafından korunuyor.
Ruhum, karanlık salon da aşk ve coşkuyla haykıran ve ona güç veren bedeniyle gücüne güç katmaya devam ediyordu. Bu müthiş kapıdan geçmek için ne kadar mücadele ederse etsin bu olağanüstü muhafızlara güç yetiremiyordu.
Yalvariyordu yakariyordu ama boşa.
Bu kapının ardın da onun mayasına bu bitmek bilmez hasreti katanın olduğunu hissediyordu. Ve hasret ateşi alevlenmisti. Ona eşsiz ve benzersiz olana son çare olarak bir nara atıverdi.
Lütfen yalvarıyorum geçmeme izin ver korkuyorum bidaha bu kapıya gelme lütfüna kavuşamamaktan.
Ey Ait olduğum Mutlak varolan izin ver fena bulayım ve sonra yine yüce izninle mutlağın da bekaya kavuşayım.
Ruhum ne kadar yalvarsa da başaramayacaktı.
O yüce kapıdan yaratılışından beri onu rahat bırakmayan hasretle ve hüzünle geri döndü.
Karanlık salon da oturan bedenine ulaştığında başı öne eğilmiş ve suskun duran bedeni onu karşıladı ve anladı ki daha dünya da mücadelesi bitmemişti.
©bekir7