Gökyüzünü kapamış yine bulutlar
Bardaktan boşanırcasına dökülüyor
Yağmur damlaları sert toprağa
Değdiğinde yarıyor sanki toprağı
Onca gücüne direncine rağmen
Heyecanla kokluyorum havayı
Sonra irkilerek çekiliyorum pencereden
Toprak kokmuyor yağmur kokmuyor
Kan kokuyor toprak acı acı
Titremeye başlıyorum korkudan
Pencereyi açık unutmuşum
Farkında bile değilim
Rüzgar doluyor birden küçük odama
Daha çok titriyorum bu sefer
Onun saçları kokuyor rüzgar
Benim doğru düzgün hiç koklayamadığım
Sanki onun saçlarını okşamış gelmiş gibi
Kıskanıyorum rüzgarı ona dokunduğundan
Ben dokunamıyorum çünkü
Dokunsam kopuyor kıyamet
Neyse diyorum sakin ol
Belki de bu olacak hayra alamet
Kalp atışlarımın hızını takip edemez oldum
Gök gürleye dursun beni sarıyor yüreğim
Acı acı çarpıyor özlemiş belli
Ah diyorum dur yapma etme
Ama geçer mi söz gönüle vuruyor hızlıca
Ne çare denedimse yok gönlümün niyeti
Vazgeçmek istemiyor sevda tek yolu
Sanırım bu kalbi durdurmak gerek çare yok gibi
Belki o yüzden kan kokuyordu toprak
Belki altına çağırıyor beni usul usul
Kendi kendine kan kokacak değil ya
Belki Allah'ın çağrısı bu koku
Gel kulum affıma sığın diyor gel yanıma
Affederim günahını korkma
O yüzden son kez açacağım camı
Sana geliyorum Allah'ım açtım kollarımı
Sende bana aç ya Rab rahmet kapını
M