Bir kalem vardı, bir de kağıt.
Her şeyi ona anlattım ben.
Mesela gidenleri,
Ya da gelenleri.
Sen ne zaman gideceksin, yabancı?
Nasılsa bu köşk bir han,
Ben ise hancı.
Saat 1.30,
Nerde kaldı bu kemancı?
İşte en büyük curretim:
Mataramdan içiyorum,
Kesik kesik öksürük dilimde.
Saat 1.30,
Nerde kaldı bu kemancı?
İşte yine o koku,
En büyük curretim budur.
Ceketimin yan cebinde,
İşte burda el emeği göz nurum.
İlanımdır sana, yabancı:
Hayalimdeki yerin sol yanım.
Saat 1.30,
Bu en büyük curretim.
Aşkı ilan:
Mataramdan içiyorum,
Gözlerim nemli,
Saçlarım bembeyaz,
Üşüyorum.
En büyük curretim:
Seviyorum.
© Üzeyir Şahin
U