Selam söylüyorum sana.
Saat kulesinin önündeyim.
Saat bozuk!
Köprümüz sallanıyor…
Fırat uyutmuş sularını.
Birkaç çam el sallıyor usulca.
Uzaktan ezan sesi geliyor.
Kadınlar nakış işi satıyor
Yandaki pazarda…
Hocam yine ebruları çıkarmış.
Göğermiş sazlıklar.
Kara taşlar da ıslak.
Çiselemiş belli.
Damlalar yiyiyor çimenleri…
Selam söylüyorum sana.
Saat kulesinin önündeyim.
Birkaç ördek yavrusu yüzüyor.
Ve dinliyorum kumru seslerini.
Çaylar içiliyor etrafta.
Bir kadın geçiyor yanımdan
Boynunda şal.
Gözlüğüm buğulanıyor.
Kırmızı bir tekne uzakta.
Arabalar son hızlarında.
Bir köpek kıvrılmış kamelyeye.
Dişlerine süt bulaşmış bir bebeğin.
Telgrafın telleri çalıyor.
Değiyor kulağıma aşkın Türkçesi.
Duyuyorum, görüyorum, hissediyorum…
Geç kalma!
Saat kulesinin önündeyim
Selam söylüyorum sana.
( Barani )
©baranaslan
B