Sabahların hüznünün efil efil esintilerini izliyorum şimdi...
Hani bir hazan sabahı sebebsiz bir sonuçla gitmiştin...
Oysa sen yağmurdan sonra içime çektiğim toprak kokusu gibiydin ey yar.
Ağaçtaki yaprağın Mayıs rüzgarını içine çekmesi gibi hissediyordum seni.
Denizin yaz güneşini beklemesi gibi beklerdim seni.
Çölde bir yudum suya hasret kalan seyyah gibi hasretlenirdim.
Ama ben artık hasretlenemiyorum hissedemiyorum bekleyemiyorum seni...
Y