Orman yangınları küçük alevlerden çıkar
Huzur sancıları küçük deliklerden sızar.
Ömrünü adadığın, hasretlerine kavuşmak için yaptığın onca plan, harcadığın yıllar, kat ettiğin yollar, biriktirdiğin demirler, betonlar, bir de bakmışsın yaralarını dikmek için yok onlar.
Birden geçmişe döner hatıralar.
Nerede dersin gönlümde ki tüm huzur ormanı yakan kıvılcımlar.
Nerede başladı bu ufak ateş.
Şimdi gözümün önünü göremeyecek kadar her yer alev alev.
Yok mu saklanabileceğim huzurlu bir ev Ey deli gönlüm.
Huzur arıyorsan artık Rabbini sev.
Nerede kalbimin yaralarını saracak, sabır iplikleri ile dikecek olan huzur.
Bazen bir dostun sesi değil de, bir kitabın sessiz çığlıkları derman olur.
Hava karardıkça ben de bir sen başlar.
Susamayacak kadar dolu, konuşamayacak kadar yorgun gönlünü hissederim mesafelere aldanmadan.
Acını anlatamazsın ama acıyla anlatabilirsin heybenden dökülenleri.
Daha konuşmaya başlamadan ne diyeceğini bilen Rabbine açarsın avuç avuç azabını.
Gaflet kalkar, şerrin içinde ki hayırları görmeye başlar vicdanın.
Ve anlarsın aslında Allah senin için çok güzel yollar yaratmış.
Ama hammışsın pişmen gerekmiş o yüzden yanmış gönlün.
Ve anlarsın geçecekmiş
Endişelenme acıların dinecekmiş.
Ve anlarsın zor SORULAR kaliteli öğrencilere sorulur.
İmtihanın bu yüzden ağırmış.
Ve anlarsın ateş İbrahim (a.s) yakmadıysa,
Balık Yunus (a.s) yemediyse,
Bıçak İsmail (a.s) kesmediyse,
Deniz Musa (a.s) boğmadıysa,
Sende umutlarını KÛN FE YEKÛN ayetiyle büyütmelisin.
Ve anlarsın Allah Azze ve Celle
geciktiriyorsa güzelleştiriyordur.
SABRET!!!
ᵉ