U

Şafak

Saat altıbuçuk. Sabah vakti.
Şafak durağını geçtim.
Altı ekim bugün yağmur yağıyor.
Yağmuru karşılayan, hoşgeldin diyen ben oldum.
Yanlız başıma. Yalnız.
İş saatim, uyumaya çalışma mesaim başlıyor.
Bilmem kaçıncı boşalan dolu bir küllüğün boşu,
başucumda hazır.
Uyandığımda onu bulamayınca sinirleniyorum.
Sesini tam manasıyla duymayışımın,
gelmeyişinin kaçıncı saniyesi bilmiyorum.
Olsun kötü konuşmam ben sana. Yokken bile.
Bilirim ki sende üzülüyorsun.
Veyahut inanmak istiyorum.
Kafamı susturamıyorum.
Çok kuruyorum. Sürekli.
Gidiyim diyorum, gidemiyorum.
Geliyorum sen itiyorsun.
Bu yazıyı altıncı silişim artık silmiyorum.
Karar veremiyorum.
Sen olmayınca doğrumu yanlışmı emin olamıyorum.
Onayın lazım.
Tanrım biliyor, görüyor.
Ya nasip.
©uçlukalem