U

SAHİLCİ BAŞI KADRİ

Hayrola fırıldak Kadri.
Efkar dağıtalım mı? demişsin.
O yırtık cebin birkaç kuruş gördü diye.
Kadeh ısmarlama havasına mı? girmişsin.
Bizim kapısız meyhaneyi ev etme düşüncesindeymişsin.
Sakın etme Kadri bunun ekmeği var, aşı var bilmez misin?
Sakın o üç beş kuruşa güvenipte sessizce çekip gitmeyesin.
O masum, zavallı ortamımızı ateşlere vermeyesin.
Buralardan gidipte biz dostlarını
terketmeyesin.
Hani kafa kafaya verirdik bizler.
İçip içipte kendimizden geçerdik.
Birinci bira yetmediğinde ikinciyi diker üçüncüye geçerdik.
Varya Kadri bizler kafası hoş bir şekilde yaşayanların tekleriydik.
Öyle içerdik ki cümle alem şaşkın halde, hemencecik kendimizden geçerdik.
Hatırla o yılları Kadri ne coşkunsu günlerdi.
Caddebaşı kaldırımlar üstünde tokuşturmalı bira içişimiz.
O vicdansız karanlıklarla gömülü gecelerde sırt sırta verişimiz.
Ah ulan Kadri bir bilsen bizi delirtendir gidişin.
Geçirdiğimiz günlere değer biçmeden gelişi güzel ilerleyişin.
Elveda bile demeden Zalim Kadri kendini def edişin.
Açtı gönüllerde bir yara kapanmak bilmez, son bulmaz bir bela.
Nasıl bir hale düştük. Gidişinden sonra ser sefilliğe gömüldük. Battıkça battık bataklıklara. Girdik içmiş kafayla çıkmaz sokaklara.
Görsen halimizi ağzın açık halde öylece baka durursun bana.
Bari elvedayı çok görmeseydin ömrünü beraber geçirdiğin dostlarına.
Bizden sana son olarak koskocaman bir ELVEDA.
Kapkaranlık bulutların dipsiz, derinliği hesap bile edilemez kuyulara. Boğulmaya mahkum olasın vardığın diyarlarda. Buda bizden sana iyi mi iyi bir beddua hakkında hayırlısı ola.
ABBAS YAMANCAN