E

Şahit Olun

Önüm, arkam, solum, sağım;
Kolum, elim, göğsüm, kulağım,
Gönlüm ve kağıda yazdıklarım,
Ciğerim ve karanlık bakışlarım,
Yüreğimden kopan ahlarım,
Yanından taşan sızlanışlarım,
Beden kabrinde yanlış yazdıklarım,
Yağız yerde derdimi anlatamadıklarım,
Mavi gök üzerine anlaştıklarım,
Gördüklerim ve bakamadıklarım,
Bakıp görmeye dayanamadıklarım,
Ahlarım, vahlarım, faydasız yakarışlarım,
Hem aldandıklarım hem kandırdıklarım,
Gün üstünde karanlıklarım,
Kabir altında ışıklarım,
Mezara varan analarım,
Kefeni yırtan yaranlarım,
Geçip candan, can veren kahramanlarım
Gözü yaşlı babalarım,
Babasını gömen gardaşlarım,
İntikam diye arzı yaranlarım,
Matem bilmez vatandaşlarım,
Hüzün çökmez sabahlarım,
Kayıp boşlukta, kaybolan yıldızlarım,
Dili lâl olmuş aşıklarım,
Gönlü hırçın dolmuş arkadaşlarım,
Dört nala koşmaktan yorulmaz atlarım,
Göğü delip uçan kartallarım,
Kurda gardaş olmuş kuzularım,
Ve bitmez tükenmez satırlarım,
Şahit olun...
Şahit olun...
Şahit olun...
Şahit olun ey gökyüzü, ey yeryüzü,
Mazlumun ahına, yiğidin sözüne,
Yüreğimde saklı kalan her düzene,
Şahit olun ey zaman, ey ölümsüz hüzün,
Bir nefesle başlayan, bir kefenle süzülen,
Bu insanlık türküsüne, bu bitmeyen düzene...
Şahit olun!
©mahzenşiir