Şairler ölüdüğünde, düşüyor sonbaharda dalından ayrılan yapraklar gibi, iri gövdeli ağaçların küçük düşmesi gibi olanca heybetine rağmen doğanın. Sarı yapraklar yolları örtüyor, çıplak kalıyor ağaçlar.
Şairler öldüğünde suları yazın güneşin terbiye ettiği dereler gibi buharlaşıp gökyüzüne çektiği haliyle çırıl çıplak bırakıyor toprağı.
Şairler öldüğünde bir baba ölüyor elleri ayrılıyor kavuşmamak üzere tren garlarında kara trenlerin uğultuları arasında.
Şapkaların unutulduğu gibi sabahçı kahvelerinde geri dönmenin imkansızlığı gibi heceler ayrılır gibi ayrılıyor insan medcezir oluyor denizlerde.
©uğurünver
U