Dinle
Dinle güzel şarkıları,
Gözlerini çevir dinle,
Ellerini sar kendine öyle dinle.
Sakladığım cümleyi bul hayatımın içinde,
Dinle sadece aşkı.
Gülerken gülen gözlerin,
Ağlarken bükülen kaşların,
Rüzgârı kendine âşık eden saçların,
Ben neden olmayayım sana sevdalı?
Hele ki o siyah kirpiklerin,
Denizin sanki dibi gibi.
Çünkü onlara güvenip dalarım gözlerine.
Aşk, aşk, aşk, aşk ve aşk!
Sen misin?
Kuşun kalbi, sığmaz seni gördüğün de içine,
Benim kalbim ne eylesin seni görünce?
Nasıl beceriyorsun, konuşmadan söylemeyi her şeyi?
İçin kıpır kıpır belki de şimdi,
Acaba neler sakladı bende, benim bilmediğim?
Aşkı sakladım sana.
Biraz beni.
Biraz bensizliği.
Ne kadar vardım ki sende aşk adına?
Gözlerin ‘’Gel.’’ derken, sözcüklerin ‘’Olmaz.’’ der gibi.
Hangisini dinlemeliyim,
Gözlerini mi sözlerini mi?
Yoksa aşka hasret kalbini mi?
Çaresiz kalmışsın hep hissederim, en derinden.
Karanlığa düşmüş, bu küçük eller izlerini görür bilirim,
Ama hep aramışsın ışığı, gökyüzünde kalbinden bilirim.
Aşkı bekliyorsun,
Kaç asırdır yolu gözlüyorsun?
Kaç asırdır ellerinde o şarkıyı saklıyorsun?
Ben olamaz mıyım o şarkı?
Ben bilemez miyim küçük olan dünyanı?
Küçük desem bile kaybolurum, ellerinde.
Gülme öyle bana bakıp,
Yorgunum biraz, yıprandı ellerim, yırtıldı derim.
Dikenler bitmiş kalbinin yolunda, söyle kim ekti bunları?
Aşk sende farklı bende farklı belki ama bilirim,
Sen bende çok güzelsin.
Bir cümleyle anlat şimdi bana,
Nereye geçeyim?
Karşıdan yanına mı?
Yanından karşıya mı?
Şiirlerinin sonuna mı?
Yoksa başına mı?
Avuçlarının içine mi?
Yoksa parmak uçlarından uçuruma mı?
Söyle şimdi gözleri güneş olan kadın,
Benim yerim neresi aşkta?
Kelimelerin arasında mı kalmalıyım yoksa?
Ve sen bitirdin bu şiiri.
Dokunsun şimdi hissederken düşüncelerim.
©kaçanbulut
K