Ömrü kafi gelen gezegenlerin sarsılmayışlarından,
Sarsılışı sana sarılan bir kıssayı giydireyim ellerimle.
Üşümesin ki üşümeyesin sen de o sana değince.
...
Gerdanında,
Zincirinin ucunda,
Boynundan asılan zamanın
Tesadüf üzere orada olan en canlı tanığıyım.
Öyle aldırmamazlık etmek onla ölmektir
Ben kuzey duvarlarına düş götüren karıncanın
Nefese varsın diyerek bacaklarına sarılır
Can çekişini kendimden yükseğe kaldırırırm.
Şimdi söyleyecek ninnisi vardır belki de gerdanındaki zincirin.
Uyurgezer ve âşina
Uyanmak eşiğinde hipnotizenin.
...
O katrana bulanmış göğün kuzeyinde şimal yıldızıdır
Kışın hükmünü geçiremediği sıcacık özgürlüktür güneyde.
Doğu ve batı arasında aralıksız ve mevsimsiz gidip gelen apaçık denizin mahrem gerdanında kolye.
Ve ben buna rağmen onda değil
Ömrü bir makine gibi öğüten âma bir gecenin koynundayım.
Yok olmak! için uyumakta
Onu bilmek için uyanmaktayım.
Sana,
Ölü gezegenlerin sarsılmazlığıyla sana sarılan bir öykü anlatayım.
...
A