Bu şehir, sen olan şehir misin
Benim var olduğum gibi
Sen yokken ne yapacağımı bilmiyorum
Acılarla dolu tabutun içinde
Bir kum fırtınası
Bir güz konuşması gecenin yarıları
Derinlerde sana teslim
Öylece yatıyor bedenim
Geçtim dünya üzerinden
Binlerce ölümün yokuşlu
Ne çıkar, yaşamın son evresinden
Ne bahar olur, ne ayakların yürür
Kaldırımlarda yüreğinin kokusu
Bekliyorum hâlâ gelmezsin
Gözlerim kan çanağı dolmuş
Geç ölmek istemiyorum
Severken seni yokluğundan
Yaşamıma son vermesin geçmişin acıları
Şu yalnızlık çıkmazı sokaklarında
Gidesim yok, sağım uçurum, solum uçurum
Umutlar yoksun kalmasın
Çiçekler vakitsiz solmasın
Göz görmeyince, unutur mu sanarsın
Satırları yazdıkça göz perdelerini açıyorsun
Başka bir kapıda
Başka bir handa
Başka bir sarayda duramaz
Romanlarda altı çizilmiş sözlerin
Bir kelimesine
Bir cümlesine
İhtiyacım var gözlerimi susturan
Bu kaçıncı bekleyiş
Kaçıncı ölüm orucu
Sana ihtiyacım var, Anne
©sedaderya
S