Y

Sana Kırgınım " Hayat "

Hayatımı anlatacak olsam , 
Süregelmiş seyahat yolculukları derdim herhalde
Sürekli bir koşuşturmaca içinde , 
Oradan oraya savrularak.
Özellikle tren garlarının ve otogarların hep içimi acıtan bir yanı olmuştur.
Telaşlı adımlarla bir sonraki sefere yetişmek için yıpranan bir beden
Elinde bir valiz tıngır tıngır peşinden sürükleme
Camdan dışarı baktığımda uzun süre salınan o eller, 
Gözden kaybolana dek havada hacim çizen
Kaybolduktan sonra ise boşluğa düşen ah o eller.
Herkes sevdiklerini uğurlama telaşında
Ben ise elimde bir valiz tek başımayım…
Merhaba hayat ;
Bir cam kenarı yolculuğu daha başlıyor.
En yakın arkadaşım kulaklığım ,kalemim ve defterim.
Kulağımda naiften bir müzik, 
Çevrede tıngırdayan ray sesleri
Kafamı çeviriyorum gözleri yaşlı insanlar
Bir hüzün düşüyor yüreğime, 
Gözümden bir damla yaş düşüyor, 
Peşi sıra bir iki üç…
Çocukluğumdan beri tren garları bir şehrin sırlı kapısından geçmek gibi gelmiştir bana , 
O kapının ardını görmek uğruna tek tük evler vardır mesela
O sırları aşmak uğruna çıkılmış yolculuklar…
Bir hayatın başlangıcı ya da kim bilir belki de bir hayatın sonu.
Bir  filmin ilk sahnesi ,  başka bir filmin son sahnesi
Bir romanın en güzel kısmı,
Bir şiirin en dokunaklı mısrası bir tren garında geçtiğinden belki de ,
Vagon vagon umutlar gizlidir perdelerin arkasında
Kafamı çevirdim tekrar
Kulağımda bir ses diyor ki “ Geceler Kara Tren “
Maziler canlanıyor gözümde
Gözümün perdesinden gitmeyen bir resim
Gözümden süzelen sayısı bilmem kaçıncı yaş
İçim acıyor ! 
Bir esinti vurdu yüzüme , 
Beraberinde trenin düdüğü çaldı , 
Işıklar kapandı…
Aklımda bir şiir ;
“ Bir tren ışığına , güneşe çekmek seni , 
Ve bir şehir yaratmak ruhundan , Gülce diye “
Kafamda milyonlarca ses tek bir soru , 
Bir şiirin bir mısrası olabilmek için miydi her şey ?
Yine hıçkırık seslerinden başka bir ses yok.
Yine cevapsız kaldı sorularım..
Sanırım içimdeki ses , artık benden çok uzaklara çekilmişti.
Tren yavaşladı , 
Herkes birer birer çıkış kapısına yöneldi
En son inmeyi severdim tıp ki son dakika kararlarım gibi , 
Tren boşaldı valizim elimde indim
Derin bir nefes aldım
Yeni şehrin yeni kokusu
Tren garından uzaklaşıyorum bir süreliğine 
Elveda...
Yürüdüm caddeler boyu , 
Umutlar boyu yürüdüm , 
Canım yanarken , cam yangınları boyu yürüdüm..
Gökyüzünde akşamın kızıllığı saklı , 
Sahil boyu sessiz sedasız ta ki sona ulaşıncaya kadar , 
Durdum.
Bir cevapsız soru daha döküldü dudaklarımdan , 
Boğaza karşı çevirdim bakışlarımı ; 
“ Herkes sana yazarken şiirleri sende döktün mü içini hiç mısra mısra “ ?
İşte o an ağladı bulutlar,
Fısıldadım bir kez daha ;
" Sen,  ey şiirden şehir ,bir masalın ismi yapmalısın sevdamızı."
İçim acırken , bedenim üşüyor, 
Anlaşılan bir İstanbul üşümüyor..
Yangınlar dindi ,şimdi.
Bulutlar söndürdü onları.
Sokak lambaları yandı bir bir, 
Benden geriye dinmeyen gözyaşlarım, 
Ondan geriye bir tek şiirden şehir kaldı...
- Yazar Hanım ?
~Serbest Şiir