-

Sana Veda Etmek Ne Haddine Kalbimin

İki iklimden soyutlanmış,
İlkbahara ve yaza peşkeş çekilmiş;
Hayatıma merhaba dediğin gündü belkide mutluluğum...
Üç günlük dünyanın sadece üç günü,
Koskoca gökyüzünün bir avuç yağmuru,
Yer kürenin birleşen tek düzlüğüydü belkide sana gelişim.
Gelişin kadar ağır değildi gök gürültüsü !
Ve göze almıştım korkuları...
Kısacık zamanlar yetiyormuş bir ömrü bitirmeye.
Ecelin, koca ömre merhaba demesi gibi,
Can çıkmaya hazır kıta,
Ruh emre amade,
Beden örtüsünü çıkartmakta bu gece...
İmtiyaz duyulmayan sancılar birikmekte,
Cam dibine tüneyen kuşlarda yok,
Borusundan duman sızan bir sobada yanmıyor odalarda !
Herşey yerli yerinde doğru.
Özlem ağırlık merkezde sola yatık.
Hangi iskeleden sancak çekildi bilinmez sessiz gemilere...
Hangi yelkenler forayı gördü rotada ?
Kaç fersah diplerde bu bir rüya olmalı sözleri bilinmez...
Gerçek şu ki !
Kendimi sende bırakalı hayli zaman oldu,
Kendimden seni alamayışım kadar da sevdim seni !
Şimdi tavafı sona ermiş,
Ve ihramı namâhrem sayılan bir ifadeyle yelteniyorum adını anışımı...
İnsan inandığı doğruya teslim olurmuş
İnandığı yalanada !
Belkide ben yanlış öğrendim sevmeyi...
Şimdi soyutlandığın iklimlerde,
Gidişimden ayrı bir bahar diliyorum o bakarken öldüğüm gözlerine.
Şimdi bir el veda çıktı kalbimin namlusundan
Hedef hep sensin ama;
Yine karavana yine karavana yine karavana...
Sana veda etmek ne haddine kalbimin !
Sana veda etmek ne haddine...
©-eternal-