Bu şiir de paylaştığım, benim çocuklugumun geçtiği köyde yaşayan ve bütün çocukların saçını üstün körü kesen o adamın ellerindeki kötü koku, ilerleyen yaşamımdaki adeta bütün düş kırıklıklarıma sinmişti. Umarım begenirsiniz. 🤗
Sarı umutlar
O zamanlardı işte.
Hep küçüktüm
Kim elimden tutsa kanardım.
Yüzüme gülsen canımı sunardım.
Yaşama tutunmak gibi,
annemin eteğine ilişik bir hayatı
bir elimle sımsıkı kavrardım.
Hep küçüktüm.
Dünyam o kadardı belki de.
Hoş bir tat vardı,
acıların henüz ağzıma deymediği o yerde.
Herkes oyuncağının telaşındaydı.
Ve şüphesizdi;
Hayal dünyamın gerçekle imtihanı…
İkiye ayrık ve ipeksi dururdu.
Büyütmek gibi bir özlemle
hep annem tarıyordu.
Bense gözlerimi kapatan sarı saçlarımdan
ve gizli bir dünyaya bakardım, ikisi arasından
Her günüme giren yeni bir hayat vardı.
Ve dedikodu tadında söylentilerin
anlamını bana öğretiyorlardı.
Yine bir ödül için tutmuştum.
O zamanlardı yine,
yaşama tutuklu giderken
annemin eteğinde.
Üstelik annemdi elimden tutan.
Çok kıymetli bir şekerdi,
uğruna feda ettiğim saçlarımı...
Üstelik annemdi eteğinden tutulan.
Pis kokan bir elle kestiler saçlarımı.
Sarı sarı umutlarımı izledim yerlere dökülen.
Ve gözlerimde geleceğimin emsali gözyaşlarım...
Şimdi,her ne zaman umutlarımı kesseler,
ben hep ağlarım...
Kenan ışlak✍️
©susuyorum.
S