A

SARIL BANA ANNE

merhaba annem acılardan yorulmuş bir bedenle solmuş bir yüzle karşına çıkmaya cesaretim olmadığı için burdan yazıyorum sana umarım sen benim kadar yıpranmamışsın ne geldi aklıma şimdi her hasta olduğumda beni dizlerine yatırıp uyuturdun ya anne o güzel nennilerinle onu istedim şimdi ama yoksun bir soğuk yağmurlu kış günü gibi yüreğim öyle hüzünlü öyle buruk ki kelimelerim kafiyesiz kalıyor. derler ya hani keşke zamanı geri alabilseydim öyle bir şansım olsaydı dizlerinde uyuduğum o vakti isterdim. bana en içtenliğinle sarıldığın da sarılmanı hade annem kalk ve sarıl bana cennet gibi kokan saçlarının her telini koklamak Bence dünyanın en güzel kokusuydu hep kendime kızdım hep kendimi suçladım hep kendime küstüm çaresizce bekledim bilirdim ki benim en büyük çarem sen olduğunu. ağlamak ve olan hiç bir şeye anlam verememek ne zormuş hade kalk sarıl bana annem sağım solum sensizlikle dolu senin özlemin boğuyor artık beni gitmek bu kadar kolayken Peki ya dönmek anne seni buralardan alı koyan gerçekten ölümmu ölüm bir bahanenmi yoksa hiç özlemiyor musun ? icimden geçmiyor değil ne yalan söyleyim bir gün pılını pırtını toplayıp kalkıp rüyama gelsen olmaz mı Annem hade kalk kirpiklerine kadar özlediğim kadın kalk ve sarıl bana . . !
Annesini kaybeden bütün kardeşlerime gelsin dostlar su bir gercekki ölenle ölünmüyor sadece bizim yapacağımız DUA etmek...
Ahmet kaçan