Mevsimler de geçer birer birer
Yorgunluk elinde bastonla bekler
Gözler çaresizce boynunu büker
Rüzgardaki gazele savrulma mı denir
Ayakta durur bekler çaresizlik
El pençe el aman bu dilencilik
Üstüme yıkılır kimsesizlik
Harabe olana yıkılma mı denir
İlmik ilmik örer yalnızlık beni
Demirden kapılar paslı dilleri
Paramparça olmuş ruh elbisesi
Yırtılıp atılana sökülme mi denir
Vicdana mı sığar reva gördüğün
Hiç olmadı mı söyle ölüp döndüğün
Yaşar mı sanırsın bakıp gördüğün
Hanceri saplayana öldürme mi denir
Sözler de uçuşur belli bir zaman
Ne zaman duracak söyle bu devran
Ateşe atılmış sanma var yanan
Aşk ile yanana kavrulma mı denir
©seyyarşair
S