M

SEBAHATTİN

ey gidi koca trakyalı,
ağarmış ama dökülmemiş saçların...
söyle neden kalkarsın sabahların köründe.
havalar soğuk,
dön yat uyu desem de,
dinlemezsin...
bekler seni kahve, sıcak çay,
köyün çamurlu yolları.
ey gidi koca trakyalı,
öleceksin zayıflıktan,
çizgilerle dolmuş yüzün.
iyi de yersin amma,
nereye gider bilmem,
seversin acıyıda...
ey gidi koca trakyalı,
edersin hep komşularından şikayet,
ama kırmazsın kimseyi,
koşarsın her çağırdıklarında.
gitme der anam sana da,
gidip gelip kızarsın ona buna...
ey gidi koca trakyalı,
canımsın, babamsın, atamsın, kaynatamsın.
başımada belasın biraz fazlaca.
herşeyden önce adamsın!
ne bir hak bilirsin, ne de durmak bilirsin...
düşmanına bile dostsun...
üşüyorum diyene postsun.
ey gidi koca trakyalı.
bıraktım kapına bir köpek,
dedim tekmeler kovar ama
aldın baktın büyüttün adam ettin,
onu bile düşünürsün,
derdini bölüşürsün.
ey gidi koca trakyalı,
bıktık senin bu kedilerinden...
tepene çıkarlar, eve girerler, tırmalarlar ama doyurursun onları da...
onlarda sever seni, bize yanaşmazlar,
senin dibinden ayrılmazlar.
ey gidi koca trakyalı,
koyunlarında duacı sana,
verme deriz ama aç komazsın onlarıda.
korkarız patlayacaklar...
tavuklarında yemleri çeşit
umursamaz gibi yaparsın ama bilirim
düşünürsün onlarıda.
ey gidi koca trakyalı,
elinde boş gelmez bakkaldan.
başın öne düşmüş borçlardan.
ama elbet birgün güler yüzün...
ey gidi koca trakyalı,
canımsın, babamsın, kaynatamsın.
damat sevmezsin bilirim ama,
severim seni bilesin.
adamsın, atamsın.
©m.heykel