M

SEDNA

Kahkahalar atarak ağlamaktayım.
Bir gözüm irisini işten kovmuş gibi.
Göz yuvalarımdan birisi gözünü yerinden kovmuş gibi.
Göz kapaklarım sanki yorulmuş gibi.
Normalim anormal... aldanmaktayım.
Sanki kadın gökyüzünü sevmiş gibi.
Veresiye yağmur ; bulutlardan vazgeçmiş gibi.
Tabirler caiz değil ama ... sanki insan birşey yaratmış gibi ( HAŞA !)
Halkaların iç içe geçtiği evrendir bu .
Dibi is tutmuş kazan kaynıyor.
Mazisi kıymettar bir evin balyozlanmasına benziyor.
Makyajı yağmura bulanmış genç kadın , hayvanları seviyor.
Yeniden keşfediliyor her şey.
Bir şey değişince çok şey değişiyor.
Şey değişmiyor !
Şeyin kapsadıkları gizlice sevişiyor.
Islak ceket cebinde yavru kaplumbağa.
Kesik bileklerde kuru kan.
Başı omzuna düşmüş, omzunda saçlar dövüşmüş.
Ucu bucağı avucumda kainat ; şiirlerime dönüşmüş.
Giyotin sevdalısı adam gibi adam.
Kadınım geliyor yan odadan.
İşte vatan ! " bi polar " uzatıver oradan.
Gözsüzlük yaşları dökülür ruhun kaçtığı bu kovadan.
" hoş gözler ve boş sözler,
e boş gözlerde hoş sözler"
Her satır tek başına okunur.
( yalnızlık esastır azizim anlamın bütünü teklikte bulunur)
Mezarlarda komşuluk bu dünyayı avutur.
Krallar taçlarını tabutlarda unutur.
Eli ekmek tutan insan yediğini soğutur.
Delirir şairler deminden beridir.
Cam kenarı yolculuk , şehiriçi yolsuzluk.
Belirli varyasyonları yoktur çamurlu et türlerinin.
Tercih edilen yegane insanlık ; eşittir soysuzluk.
Iraktakiler hatırlar benim varoluşumu.
Ben sönük ve donmuş bir gezegenim.
Kalemim evrenim, bağımsızlık benim sözlerim.
Yana yakıla büyüttükleri boyutlardan birindeyim.
Adım Sedna, bu aralar grevdeyim.
©mey