Bu gözler seni görünce sevmeyi, senden sevilmeyi, senin sevdalı bakışlarında bende seni sevince,
bir tek sana gülümsemişti sana gülen gözlerim, ama sen ne bir değer ne bir kıymet verdin, bir başıma nasıl bırakıp gittin selvi boylum?
Bu gülüşler Candan sana gönülden feda edilmişken, senin bana veda edişin acep niye?
Bu gülen gözler bir tek sana böyle gülerken,
Senin beni bir başıma bırakman acep nedendi selvi boylum?
Bu tebessümler, bu gönülden gönlüne akmıştı.
Bu iki dudak arasındaki incileri bir sen görmüştün.
Bu kadir kıymet bilmezliğin acep neden selvi boylum?
Hani sevgi ekmekti, aştı suydu, bir yudum sevgi her şeye bedel, iki gönül birbirini sevince selvi boylum.
Boylarımız birbirine denk, ikimiz de selvi boylu, ben al yazmalın.
Sende bir ezik yürek, bende aşka yanık yürek.
İkimiz de birbirimizi Zühre yıldızı gibi sevmiştik.
Kutup yıldızı aşka yol gösterici, biz aşka giden yolu bulamadık, ikimiz de birbirimizden ayrı düştük selvi boylum.
Bir başka na mahremle tanıştım, çokça çaresizdim.
Bir başıma kalmışken bana kol kanat gerdi, kötü bir niyeti yoktu aslında.
Senin gidişinle ben çok çaresiz kalmıştım, seni unutamasam da, ben çaresizlikten bir başkasına sığındım.
Bana kol kanat gereni sadakatle sevmeliyim, ne yapayım kader çıkmazı selvi boylum.
Aşk, ilk göz ağrını unutup yenisine değildir aşk.
Aşk, gidene elveda demek değildir aşk.
Aşk, aşkın ateşiyle yana yana küllenmektir aşk.
Aşk, sevgi ister, aşk şefkat ister,
aşk fedakârlık ister.
Aşkın gözü kör derler,
Kör gözler gerçek aşkı bulur mu?
Bilmem, ama kör gözlerle göremezsin derler.
Aşk, daldan dala uçarsa, çiçekten çiçeğe konarsa, her çiçekten bir tat alınmaz ki, bu nasıl bir aşk selvi boylum.
Aşk, gidene elveda demek değildir, böyle bir aşk olur mu hiç?
Aşk, her gelene kucak açmak, boynuna sarılıp öpmek değildir selvi boylum.
©doğukan01
H