Ben şiir sevmezdim, oda sevmezdi, bilirdim
Yürürdük bir kentin işleyen derin sessizliğinde, boyuna
Sabahın mahmur edasıyla uslulca açardı kırpışan gözlerini
Memleketimin incecik türküleri gibi asi ve yürekten
Ve yesirlik içerisinde hürriyeti andıran gök mavi saçları savrulurdu
Rüzgara karşı deli bir yangın gibi ordan oraya
Sonra mevsimi geçmiş dudaklarını çizerdim, ıslak öpüşlere
Ki her resim geçmişin tozlu raflarında ututulmuş
Eski bir kitapsa bile.
Ve neden sonra yağmurlar başlardı
Ben yağmuru sevmezdim, oda sevmezdi, bilirdim
Caddeler hınca hınç insan
Otobüsler, camekanlar ağzına kadar dolu
Geçmiş günlerin uykusuna dalardık bir zaman
Hatıralar perdelenirdi zihnimde
Ezgilerse daha bir dokunaklı
Dert masaları buyurgan
Dolsun bardaklar, boşalsın bardaklar...
Söylesenize efendim yaşamak koca bir yanılgı mıdır yalnızca ?
Ve niçin eksiktir düş tacirlerinden çaldığım şu idal yaşamlar
Hayır, hayır efendim, kahretsin ki ideal yaşam diye bir şey yoktur
Yaşar gibi olmak vardır
Uzaklarda hüzne davet vardır.
©burhan_yyn
B