Bir ilk baharın çiçeğine olan sevdasın dan çalıp getirirdim
Bir ilkbahar, ilk çiçeğini getirirdim, kokusunu ilk sana, son sana buyur ettim
İlk yağmur tanesi ile ıslanan çiçeğe sen dedim.
İlkbaharin çiçeğine sevdasıdan sana yazdım
Yazdığım kalemin göz yaşlarını kağıt yağmur sanıdı. Sevadayı kalem anlatı ama kağıt anlamadı.
Bir yağmur tanesi, ilkbahar çiçeği ilkbaharda ki toprak kokusuna anlatım seni onlar anlatır sana sendeki beni. Korkularından anlarsın bizatihi kendini. Bırakıp gidiyorum ilkbaharın çiçeğini
Bir veda busesi gibi... Sevgi kaynağından konan bir güneş, aslında yüreğe mühür edilen bir acı gibi, işte öyle gidiyorum...
©şira...
Ş