Sen gittin ya, ben çok değiştim,
Rüzgarın öksüz bıraktığı daldım.
Gökyüzüne karışan umutlarım,
Beyhude savruldu, sana daldım.
Gecenin karanlığında kaybolan yıldızlar, Gözlerimde yansıyan yitik anılar.
Sensizliğin soğuk rüzgarları içimde, Yüreğimde solgun bir güneşin yarası.
Gittiğin yerde düşlerim dağıldı,
Bensiz geçen zaman bomboş sayfada kayboldu.
Sevdamızın izleri solgun bir resimde, Ellerimde titreyen hasretin adıydı.
Sessizliğin içinde kaybolan şarkılar,
Kırık dökük duvarlarda yankılanır.
Adını anarken yalnızlıkla baş başa,
Sararmış sayfalar arasında aranır.
Bir zamanlar sarıp sarmaladığın anılar,
Şimdi yüreğimde savrulan kara bulutlar.
Aşkın izini silemedim bu yolda,
Sen gittin ya, ben çok değiştim, çok kayboldum.
Gerçi hiç gelmedin ki gidesin,
Hayalini ördüm duvarlarıma.
İncitmedin fiziksel bedenimi,
Ama kalbimi terk ettin boşluğa.
Gökyüzü, yıldızsız gecelerle karanlık,
Rüzgar, senin izini taşımıyor.
Gönlümde bir sessizlik var şimdi,
Adını anmaktan başka bir şey kalmadı.
Kalbim, gerçek olmayan bir sevda içinde, Sokaklarında kayboldum hayalinin.
Sesin, rüzgarlara karıştı belki de,
Ama artık duymuyorum.
Şehir, terkedilmiş bir hayalet gibi,
Işıksız, donuk sokaklarıyla.
Bense bir yabancıyım bu diyarlarda,
Hiç yaşanmamış aşkın izlerini ararken kaybolmuşum.
Düşlerim, hayal kırıklıklarıyla dolu,
Senin gelmeyen izlerinle yara almış.
Anılar, hüzünle dolu bir albüm,
Gerçek olmayan bir aşkın acılarıyla yanmış.
Bakışların, belki de hiç var olmadı,
Baharın hayaliyle kışa döndü.
Gözlerimde silinmeyen yaş izleri,
Bıraktığın yaraların izleriyle örtülü.
Sevdamla, hayalini bekliyorum hâlâ,
Ama her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi bu güzel şeyinde sonuna geldim...
©l4vini4
L