Sen bilmezsin canını toprağa vermeyi
Kaybetmenin verdiği acıyla yüreğe,
Binbir türlü acılar ve hüzün ekilir.
Toprak atmak için sarılınca küreğe
Gözlerin bir yere bir semaya dikilir.
Sen bilmezsin canını toprağa vermeyi
Nefes alamazsın hıçkırarak ağlarsın
Gözyaşınla akarsular gibi çağlarsın
Ellerin titrer, yüreğin sızlar yanarsın
Yardan, yarenden doymadan nasıl geçilir.
Sen bilmezsin canını toprağa vermeyi
Eve gelir uyuyamazsın hiçbir gece
Yarini hatırlatır duyduğun her hece
Hayat oyun oynar senle sanki bilmece
İçin yana, bağrın kanar kanın çekilir.
Sen bilmezsin canını toprağa vermeyi
Ne günler geçer ne aylar biter zamandan
Zamanla biraz daha düşersin dermandan
Gece gündüz birbirine girer yanmandan
Söz biter, nutkun tutulur sesin kesilir.
Sen bilmezsin canını toprağa vermeyi
Ne yaparsan yap söndüremezsin ateşi
Kovayla söndürebilirmisin güneşi
Bulamazsın dünya da onun gibi bir eşi
Yaşanır ama hergün bir ömür verilir.
Evrim
E