Sen gitmeyi bildin mi hiç? Ya giderken ağlamayı?
Avutmayı bildin mi hiç? sessiz solan güllerini kitaplarda kurutmayı?
Unutmayı "niceleri?" Sen giderken ayılttın mı uyuklayan geceleri?
Uykusunu gözlerinden kaçırdın mı onsuzluğun?
Uyandı mı nağmeleri dilindeki sonsuzluğun?
Sen geçtin mi yalnızlıktan? Tenhalaşan sokaklarda çift yürüyen gölgeleri hiç itin mi onsuzluktan?
Bitdin mi hiç?
Bu hasretin beyazından, siyahından gölge gibi geçtin mi hiç?
Terk ettin mi bu dünyayı? Gittin mi hiç uzaklara? Hayalini her gün biraz defn ettin mi üzü donan topraklara???
Sen gitmeyi bildin mi hiç?
Gittiyin o yerleri öz yüreyine serdin mi hiç?
Bildin mi ki, yalnızlığın o yerlerde duyulacak?
Bildin mi ki, pişmanlığın onu boğan ellerinde yıkanacak?
Kuruyacak göz yaşların bildin mi hiç? O nem çeken bakışları gözlerinden sildin mi hiç?
Hiç oldu mu yüreğine yağış gibi yağan senin? Gözlerine onun gibi dertli- dertli bakan senin?
Sen geceler ağladın mı? Yastığının saçlarını nemli- nemli taradın mı? Bağladın mı ruyaların gözlerini?
Sarıdın mı aynalara gölge vuran yaraların izlerini?
Ellerini doladın mı o kimsesiz bedenine?
Onu boş ver....Sen susmayı öğrettin mi gözlerine?
Sessiz akan bulutları sokaklardan topladın mı ? daldın mı hiç denizlere? Balıklara dağıttın mı? Sen giderken üşüdün mü? unuttun mu oralarda yaz hep kıştır? .... Unuttun mu ayazları? güneş göye sarılarken sen gördün mü siyahlaşan beyazları ?
Sen? gitmeyi bildin mi hiç? Ya giderken ağlamayı? avutmayı bildin mi hiç? sessiz solan güllerini
kitaplarda kurutmayı? İradə.....
I