E

Sen Kadın

Bir söğüt dalı örselenir dokunursan eğer
yosunları dağılır dalları yeşerirdi yeniden
bahçeleri çiçek açar. umutlanır
Çorak toprakları bereketlenirdi
tohumlarını suladığın yaprakları da
çoğalırdı.
Sen gülersen eğer yer gök sevinirdi
durmadan dans ederdi kuşlar
izler gök yüzü de bu cümbüşü...
Dişini tırnağına taktığın yuvasıdır
korumak için çalı çırpı getirdiğin
fedakarlığındir bu senin
bir yuvayı kurtarmak için var gücün...
Duyguların refakatçisidir
merhametin sana yoldaş, sırdaş
Baş ucuna yaslandığın
yastığında okumak için bir kitabın
yarım kalmış sayfasıydın dizelere
sığmayan adın tebessümlerin alıcısı.
Yüreğinden sökülenlerin terziside
bulunamazdı mendili de zordur.
Dikiş tutmazdı yaraların
Güler ken ağlamayı ağlarken gülmeyi
de senden ögrendiğim annemsin.
Bilemezler yayımlanmayan göz önüne
serilmeyen dramlarını
gelişi güzel özet geçenler. Alın terini
silemezlerdi , tercüme edemezlerdi.
akarken sofraya damla damla tutuşurdu hüzünlerini doyuramazlar
zincire vurulmuştu her bir damlada çünkü
seni anlatırken hatırlatır sararken etrafına
zincirleri.
©ebrulimsi_