E

Sen Sahi Neredeydin

yaslanırsın göğsüne
ulu bir çınarın
ve uyursun belki
gözlerini sımsıkı kapatıp
olmasın sabah dersin
körebe ürkekliğiyle 
ellerin bulur sevdayı
bırakmak istemezsin
sımsıkı sarılırsın ışığa 
ışık beyazdır 
ve bir beyaz yedi renktir en az 
bilirim dersem inan
kendi içimden önce
yangınlarını bilirim sebepsiz
alev alev gelen mısraları 
okurken yanar ellerin 
dokunduğum taşlar erir
uzak dedikleri diyarlarda
öyle yakın bildiğim
sen sahi neredeydin
yaz sarhoşluğunu gecenin
yaz sarhoşluğunu ellerinin 
ve gözlerimin içine bak
hayal mi hayal rüya mı rüya 
oysa gerçek kadar güzel
olmaz dediğim bilmediğim olsun ...
uyanmak istemem sabaha
sürsün ömür boyu gece
yıldızlı bir gecede 
ellerini ver bana 
şahit tutarak hilali
belki rüzgar soluklu yaşadım 
ama hep meltemdi adın
kasırgalar kopsa da içimde
fırtınayı duysa da bir dost yüreği
ben hiç bir dalı bilerek kırmadım 
bir kez daha gelsen pencereme
gözlerini sorsam 
talihsiz gecemde yine
gelmeyi dener misin yüreğime
adımı sordun ya adın adımdır
ve sonrası birkaç adım
daha daha yürürsün yoları
daha daha sevda 
daha delice koşarsın ufka
ve bir kez daha
söz vermeli mutluluğa 
hüzün nasıl gelirse 
gelsin de
biz onu çevirmeliyiz 
sevince ellerimizle
sevmeyi öğrettim kalbime önce
beklentisiz ve kaygısız 
her şey olsa da
ya da 
hiçbir şeye de teslim ettim onu 
sonra rüzgarı bekledi yelkenlerim
uzak denizleri yakın eder 
küçücük sandallar
sevgi bir gemi 
yolcusu iki can 
ve ne varsa derya içre...