Uzun yorucu bir günden sonra..
Basucumda kağıdım, KALEMim..
Bir yandan tüten sigara dumanım, bir yandan kahvemin miş kokusu...
Saat gecenin bilmem kaçı..
Pencereme yansıyan AY ışığı sana ve SENli günlere götürdü beni farkına varmadan..
Bazen mis kokulari çeker gibi oldum, Bazen de nefes alamadığım..
Her biri ayrı bir ANI, bir düş, bir yükseliş, bir düşüş..
Dalıyorum, yazıyorum ama KALakalıyorum..
Çünkü o kadar duygu karmaşası var ki ne başına ne de sonuna ulaşamıyorum..
Bazen kalk GIT der gibi kalem kağıdım, bazende kal der gibi masum çocuğun gözünden dökülen yaş gibi..
YOKLUĞUN acımasız olabilir ama büyüttüğünü, olgunlastırmanı inkar edemem ne kalbimle, ne bedenimle ne de dilimle...
Yorgun olabilir her bir yanım ama zerre olmadı KIRGINlığım dalsam da cıksamda..
Resmediyorum, yaşıyorum..
Uzaktan, kırmadan, dökmeden, incitmeden
Her ne kadar kırılsam, dökülsem, incinsem de !!!
HAYAT bu maalesef tek taraflı gitmiyor..Kimi gelip köprü kurar, kimi ise duvar örer..
Kurduğun köprüye ördüğün duvar gibi..
Ne mi olur dersin?
Bir MUCİZE olur kayıp bir kentin kayıp bir semtinde bulurum seni..
Uzaktan seyre dalarım
Her ne kadar bir kadar bir kaç saat sonra Rüyadan uyanacak olsam da...
©smh2362
S