S

SEN YOKTUN

Günler güz yaprakları gibi 
Birer birer dökülürken ayaklarımın dibine 
Ben her gece karanlığa dikip gözlerimi 
Senin aydınlığını bekledim 
SEN YOKTUN 
Binlerce adım atıım bu kentin sokaklarında 
Her köşeyi, her parkı, her ağacı ezberledim 
Sevdaya bulanmış her kaldırım taşında 
Seni aradım 
SEN YOKTUN 
Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı 
Her bir hücremin cezasını ta yüreğimde hissederken 
Beni enkazın altından çekip alabilecek 
Ellerini aradım 
SEN YOKTUN 
Özlem şarkılarını ezberledim 
Kimini bağıra çağıra, kimini fısıltıyla söyledim 
Karanlığa haykırdım hasretini 
Sesimi duyacaksın diye bekledim 
SEN YOKTUN 
Senden gelecek tek bir haberi bekledim 
Saatler asır gibi geldi, geçmedi 
Çalan her telefonu, yüreğimin deli gibi çağlayana dönen atışıyla açtım 
Senden başka duyduğum her seste, hep aynı hayal kırıklığını yaşadım 
Onlar beni duymak istiyordu, bense seni 
SEN YOKTUN 
Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi 
Karanlığın kucağına uzattım her gece 
Bir an önce sabah olsun diye 
Uykunun beni çekip almasını istedim 
Olmadı! 
Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan 
Kaç gece merdivenlerdeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye 
SEN YOKTUN 
Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine 
Bulutlar yalnızlığın işaretiydi benim için 
Beni ıslatan yağmur olmadı 
Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim 
Hayat bana merhaba dedi 
Uzun kıştan sonra gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm 
SEN YOKTUN 
Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım 
Kıyılarda farkettim bekleyişlerimi 
Hep sensiz gemiler geçti limandan 
Ben gemilerin hasret türkülerine eşlik ettim 
SEN YOKTUN 
Gözümden tek bir yaş akmadı 
Onlar sana aitti, sana akmalıydı 
Kimselere söyleyemedim acılarımı, 
Bekleyişimin öyküsünü kimselere anlatamadım 
Nice fırtınalar koptu yüreğimde, dalgalar dövdü hayallerimi 
Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım 
SEN YOKTUN...