Saçlarının uçlarına kadar sevmekti aslında Aşk...
Kırlaşan bi o kadar kırılgan olup yol ayrımına uçlarına gelmeden varan tellerin gibi
Her bir sözcüğün ucuna iliştirilen noktacık kadar var olmak lugatında
Bir hikayenin en olmadık yerinde açan virgülüydüm belkide
Varlığım sadece gelecek olan durağın olasılığıyla anlaşılacaktı
Ben bir ömür beklerdim o durakta gelme ihtimalini
Sahi göz kapaklarının ihanetinden haberi varmıydı
Yanı başında duran alevin ışığından daha ne kadar mahrum bırabilirdi ki onu
Beklenilen ama aslında unutulan bir bahardan yazıyorum sana
O bahar hiç gelmeyecek ve sonbaharlar altında
Tek tek seni dökeceğim önrümün topraklarına
Hadi bir fincan kahve koy gözlerinin hatrına
Kırk yıl kölesi olayım kalbinin narına
Hadi koy kahve karası saçlarının mateminden yüreğime
Karanlıklarının katili olayım her zerresinde
Susma böyle karşımda ne olur ....
Susma ....
Bir şey söyle sessiz çığlıklarında boğulmaktan yoruldum böyle
Biçare darbeder yüreğim emrine amade
Kimsesizken uğradığın bu semtime
Şimdi kimsesizliğini de bırakıp gidiyorsun
Bir noktada senden gelsin ne olacak sanki
Noktayla virgülün aşkı diyar diyar dolaşırken
Sevgiyi tükettiği nerde görülmüş cümleyi bileğinden kessin
İşte bütün ümitlerimi bunun üzerine oynadım ben
Kaybetmekse hiç gelmedi aklıma
Tıpkı senin o gelmeyen baharların gibi
Hiç gelmedi aklıma gidişin
Kapı eşiğinde çürütürken yıllarımı....
F