Seni görmek için gözlüğe ihtiyacım yok
Ben üç numara miyop gözlerimle
Hem de biri yirmi beş astigmatlıyken
Seni bir şahinin cihanı gördüğü gibi
Berrak ve müzehhep görebiliyorum
Gözümün görmediği kusurların
Burnumun duymadığı ter kokun
Kulağımın işitmediği gürültün
Gönlümün istemediği kötülüğün
Ellerimin değmediği günahların
Yani kestirdiğin saçların
Ayaklarımın yürümediği karanlık yolun
Dilime gelince
Dilimin demediği küfürlerin
Hani o nadiren ettiğin
Şeyhülislamdan keskin belden ince
Ben seni her Allah günü
Kusursuz, fütursuz güzelliğinle
Son derece davetkâr nefesinle
Kulaklarda çiçekler açtıran sesinle
Yüreklere hükmeden iyiliğinle
Beline değin uzanan
Güneş batacağı zaman
Aldığı renkle efsunlaşan
Mâr-ı hûlya zülfünle
Gökyüzüme uzanan aydınlığınla
Ve arasını açtığında
Her daim bal damlayan dudağınla
Cevreden bir ademoğlunun
En görülesi haliyle yani
Kimi zaman gezdiğim yerde
Kimi zaman zihnimin dışındaki serde
Dışarıdan bir gezegeni görür gibi
Hayret ve hasretle görüyorum
Parmağındaki ojeler hâlâ aklımdadır
Kiralık kellemin üç karış üstünde
Eğri bir Acem kılıcından akan
Taptaze bir kan
Hiç bu kanı gördün mü sen
Mutlaka görmüşsündür
Hani ismine her rastladıkça
Taşralarda,başkentte
Kimi zaman Paris kimi zaman Taşkent'te
Bazen de bir apartmanın isminde
Hani akar bir yerden ara sıra
Bağlanmış kabukları kıra kıra
Kalp dedikleri bir yorgan
Bilir misin
Tam oradan akar o taze kan
Sağa sola aldırmadan
Kalp denen küçük yeldirmeden
Tenhaya doğru
Hani elini bile sokmuştun sezdirmeden
Gerçi nereden hatırlayacaksın
Saçların desem sözgelimi
Sana bir sır vereceğim
Sen bilmezsin benim haylaz elimi
Gece gündüz fark etmez
Okşar hissettiği anda saçlarını
Rüzgarla dans ederken
Yahut çehreni gölgelerken
Asla şeklini bozmaz
Sadece uzaktan dokunur
Bu senin için kayıp mıdır
Yoksa yalnızca ayıp mıdır
Şayet öyleyse kusura bakma
Yüzün diyeceğim
Gel gör ki yüzüm yok
Hâlbuki yüzünü her gördüğümde
Güneş batacağı yerde doğuyor
Zaten bana veda etmek lütfunu
Bağışladığın vakit,hatırlayacaksın
Güneş batmamıştı bir türlü
Biz Rumeli Hisarı'na varıncaya dek
O günden beridir
Zülfünün simânı gölgelemesine inat
Gördüğüm her nigâhında gün doğuyor
Gözlerim loşluktan kararıncaya dek
Hatta rüyalarımın bile aydın asumânı
Zülfünden gayrısı gölgelemesin simânı
Tanyeri bir gün son defa sararıncaya dek
©şair-i-dem
Ş