Seni sevmek mi telafi edemeyecegim bir çılgınlıkdı yüzüm de amacsız bir gülümseme.
Yada nedenini hiç bilmedigim bir sevinçdi.
Seni ilk gördügüm o anı hatırlamak mı.
Seni dünyalar harikası bir duyguyla sahip lenme bencilligini iç güdüsel olarak kafama koymak dı.
Belki de delice sevmek için büyük bir bahane den başka neydi ki.
Seni sevmek
Lise 2. Sınıfın son dönemlerin de
Mutluluk için bir neden olacagini nerden bilebilirdim ki.
Yada şimdi hatırladık ca bir yanımda hüzün bir yanımda mutluluk sebebim olmanı.
Ne oldugunu bilmedigim bir sarsıntı misali aglamak için kocaman bir neden sin bazen.
Kabul etmeyi red etdigim belki de bir yalanci gerçegim kim bilir.
Mayıs ayının son günlerin de bir cuma akşamın da rehber ögretmenin sınıfımıza yeni ders yılı için ögrenim görecek ögrenciyi tanıtmasıyla başladı seni sevmek.
Yada bencilce milyonlarca insan için de kıskanç bir duyguyla sahiplen mek den başka ne olabilir diki..
Seni ilk defa gördügüm o an.
Temiz yüzün deki masumiyet dolu bakışlarını sineye çekmek için kocaman bir tebessüm den başka ne olabilir diki seni görmek.
1.60 boyların da biraz zayıf kumral tenli yeşil gözlü bir melegin insan bedenin de hayat bulmuş şekli misali kahve rengi tonlarında ki saç rengiyle karşım da bana bakar ken gözlerim de bir renk cümbüşüy dü sanki seni sevmek.
Arayıp da bulamadıgım bir gerçegi uzun zamandır kaybetdigim benligimi sende aramak gözlerin de bulmak dı.
Seni sevmek
Sınıfın en son arka sıraların da sen kendin den bahset digin de.
İçler acısı ruhumu bir anlık göz göze geldigimiz o kısacık anda azat etmek den başka neydi ki seni sevmek.
Son sıranın arkasında solum daki pencere kenarına oturdugun o anda tüm ders boyunca umutsuz ama sevgi dolu bakışlar ile sana bir an bile durmadan bakmakmıydı
Seni sevmek
Telafisi olmayan aşk yeminlerini kalbim denilen organa mühürlemek den başka neydiki..
Pencere den yüzüne vuran güneş ışıgının gözlerin deki ahengkli dansını nur yüzünde bir ben görmek deydim sanki.
Cesaret edip derin bir nefes aldıgım sana mırıldanmak ve kekelemek arasın da gelip giderken.
İlk sözüm yere kalemin düşmüş dedigim de kalbimin bir davul misali kulaklarım dan beynime aşk ritmini çalması gibiydi seni sevmek
Sen kalemi almak için egilmeden reflekslerime hükmeden beynimin beni hazir olda bekletmesini aniden elimin titrek bir serçe misali korkusuz bir gerceklik le sana kalemi uzatmasını sevgiyle yapmak mıydı
Gözlerine bakar ken kelimelerin bogazım da dügüm lenmesini hiç unutmamak mıydı
Bir an şapşik halime bakarken senin iyimisin derken gülümsemek le merak ederek bana bakmanı her zaman hatırlamak mıydı seni sevmek.
©uygar10
U