Seninle çocuklar gibi
Koşup oynamayı severdik
Sonra üşümeyi
Seninle çiçekler ıslanırken
Ay ışığında sesiz gecelerde
Çekip gitmeyi severdik
Seninle kar papatyalarını severdik
Ben sana kardan papatya yapardım
Sen papatyalarla saçlarını
Süslemeyi severdin
Bende deli gönlümle seni izlemeyi severdim
Seninle göçüp giden kuşların ardından
Ağlamayı severdik sonra yine tesellimizi
Ağlamada bulurduk
Ben sana ağlardım sende bana
Sen ve ben kanayan bir gül gibiydik
Hesapsızca ömrümüzün
Sokaklarına sovrulmayı severdik
Ben kala kalmışlığımın tenhalığında
Kimsesiz olmayı severdim
Sen ömrümün eksikliğine
Dolanıp gelmeyi severdin
Bekli bir kuş gülüşüyle
Belki bir güz sancısıyla
Sen ve ben birbirimizi severdik
Daha doğrusu karlar gibi severdik
Önce üşürdük sınra erirdik
Ve sen rüzgar olmayı severdin
Bende yağmur olmayı
Ardımızda bıraktığımız şu dünyada
Mezar taşlarından ismimizi
Silerek göçüp gitmeyi isterdik
Geride hiç bir şey bırakmadan
Sadece göçüp gitmeyi...
©mordem
M