Hani dalardı ya gözlerin boşluğa
Ne düşündüğünü anlamaya çalışırdım
Gözlerin denize bakardı huzurla
Deniz gözlerine bakardı aşkla
Kıskanırdım seni denizden
Kıskanırdım gökyüzünden
Kuşlardan, böcekten, yaratılmış herşeyden
İsterdim tenine dokunmak
İsterdim yanaklarını okşamak
Gözlerinde huzur bulmak isterdim
Ellerim tenine yaklaştıkça korkardım
Seni denizden alıp üzmekten
Kalbindeki yaraları yeniden deşmekten
Titrek ellerim daha da yaklaşırdı tenine
Aşkı hissetmek isterdim her gözeneğimde
Daha da titrerdi ellerim
Sanki zarar verecekmişcesine
Ve nasıl huzur bulurdum sonunda
Nasıl aşka doyardım teninde
O küçücük burnuna küçücük bir dokunuşla
Zarar vermeden incitmeden seni üzmeden
Bilirdim üzülmeyeceğini hatta sevineceğini
Ama ben korkardım sebepsizce
Şimdi aşkın en derinliklerinde kaybolmuş haldeyim
Ne çıkabilirim ne de daha derine inebilirim
Saplanmışım bir bataklığa korka korka
Sonra bu bataklığa da aşık olmuşum
Onun bir bataklık değil gökyüzü olduğuna ikna olmuşum
Ve şimdi uçmayı çok seviyorum
M