A

Serabın Biraz Suda

bilgece bir tutmayışta ısrarın
çevreni dolaşıp,yine sana yaklaşmakta ateşin elçileri
kuyu örücülerle pervaneler aynı zeminde
nefes almak ya bir heves
yine seni, yine sen çekmekte içleri iplerinde.
sarsıntılarınla sandıkların dağ üstünde ulaşılmaz bulut
akılla izah edilemeyen ve emirle hizaya gelmeyen
boşalarak inerken hücumun süngüsü
geride biçilmiş ekinler gibi orduların,
bu bir efkar-ı âlem.
her ne ki son satıra erişen dalların
anlamı soyup erkence doğuran kalem
yaprakların,meleklerin sualine serilen
bekleme günü kadar beklenen beyaz bir elem.
renk renk, hafif, incecik ve görünmeyen.
bilgece bir tutmayışta sardıkların
bir bardak suda kopan senin serabın
bu bir esrar-ı âlemdir cancağızım
bir düşten düşecek uçurumu nereden bulsun ve
korkuyla artık tanışsın kanatların?
ya