Yaslanırda yıllar göğsüme ağzında kanlar biriktirip
Bilmez ki sırtını bir çürük Serviye vermiştir
Artık şahidini kaybetmiştir mektuplar
İçlerinde ne varsa kelimelere dair salınmıştır ölüme
Tebessümle ağlıyor Servi
yokluğun böylesine...
Göz kapakları saniyeleri işler zehirli ufuklara
Rüzgar... Kolunu kanadını kırmaya gelir Servi
Yine hangi gecelere talipsin bilinmez
insanların güneşten usandıkları bir saatte
Dikenli bir sancıyla yalnızsın Servi
Dikenli bir sancıyla bu vakitte...
©sedat33
S