Bir zamanlar sesin vardı içimde,
Geceleri susturamayan fısıltı gibi.
Adını anmadan konuşamaz oldum,
Her cümlemde bir eksik vardı çünkü sen yoktun.
Aynalara küs bir yüz taşıdım yıllarca,
Gözlerim anlatamadığım hikâyeleri büyüttü.
Kime baksam, biraz senden kaçtım,
Kime sussam, biraz sana sustum.
Gözyaşlarımı gizledim hep gülüşlerin altına,
Güldüğüm yerden çatladı en çok kalbim.
Biliyor musun?
Bazı insanlar ne gitmeyi bilir,
Ne de kalmayı hak eder.
Sokaklar tanıktır adımlarımın ağırlaştığına,
Bir yanım gitmek isterken, diğer yanım bekledi seni.
Ama sen…
Bir rüzgâr gibi geldin,
Bir fırtına gibi dağıttın beni.
Artık kabullendim,
Bazı vedalar el sallamadan da olurmuş.
Kırıldım, evet.
Ama o kırıklardan cam değil,
Yeni bir ben doğurdum.
Şimdi karanlıkta bile ışığımı bulurum,
Çünkü yokluğunda öğrendim
Kendime nasıl sarılacağımı.
Ve artık,
Adını andığımda değil,
Hatırlamadığımda gülümsüyorum.
©gecesiyahı
G