- Pardon ? Birşey sorabilir miyim?
+ Tabi, buyrun.
- İsminiz nedir acaba?
+ Neden sordunuz ?
- Sizi birine benzettimde.
+ Adım (.....) , tanışıyor muyuz?
- Hayır. Kusura bakmayın rahatsız ettim.
+ Peki , önemli değil hanım efendi.
Arkamı dönünce anladım.
Ben seni unuttuğumu sanmıştım.
Gözyaşlarımı yanan kalbime akıttım.
Senki eyy yalanci yarim!
Beni nasılda tanımadın?
Hani gözlerimi hiç unutmazdın?
Bakınca nasıl da yabancı sandın?
Hani sesimdi içini ısıtan?
İçini hangi buzla kapladın?
Kalbini hangi kutupta sakladın?
Senki eyy vefasız yarim !
Beni nasıl hatırlamadın?
Dayanamadım.
Döndüm yine geriye
Gördüm ki beni seyre dalmışsın.
Deli divane gönlüm.
Nasıl heyecanlanmasın?
Bir an acaba mı dedim
Hatırladı mı yoksa beni?
O küçücük umut bile
Aklımı aldı da gitti.
Döndüm işte.
Gelde söz geçir kulun olan şu kalbime!
+ Çok mu benziyorum o kişiye ? deyince
Sustu dilim,
Daraldı ruhum,
Kalmadı mecalim,
Sen bana ne ettin eyy zalim?
- Çok benziyorsun biliyor musun ?
Gözlerin, saçların, boyun posun..
duruşun , adın..
Ve hatta kokun aynı..
Ona aldığım kokunun birebir aynısı !
Deyince anladın sonunda.
+ Sen!
- Ben ya ben !
Koca yalanlarla sana aldanan ben!
Gözünün gördüğü herşeyi sen gören ben
Geceler boyu sen diye uykusuz kalan ben!
+ Ben?
Konuşma olur mu?
İnanırım yoksa yalanlarına!
Konuşma olur mu ?
Kabuk bağlamış yaramı tekrar kanatma!
Sen!
Yıllar önce giderken elveda demeyen sen!
Zalim sen!
Hain sen!
Vefasız sen!
Sevda nedir bilmeyen sen!
Kelimeler yetmez anlatmaya,
Ne seni ne beni nede sevgimi.
Hep merakım idi
Diri diri sevdaya gömülmem hoşuna mı gitti ?
G