sensiz, hüzün kokulu mevsimlere göç ediyorum.
sesim hüzün,
yüzüm hüzün,
yüzüm yalın ayak.
uzak coğrafyaların kimsesizliğine ve taş üzerinde taş bırakılmayan evlerin yanlızlığına benziyorum.
uzak memleketlerin bitmek bilmeyen yol hikayelerine,
baharı eksik ülkelerin çorak toprak damlarına.
ve her yağmur sonrasında o damlardan akan damlalara.
dokunsan tufan,
dokunsan kıyamet,
dokunsan tipiye dönüşür sustuklarım.
..........
Sevda'm ;
sesine ve sesinin geçtiği kılamlara sarılıp uyumak istiyorum.
N