E

SEVEN İNSAN

Yüreği yanmış birini, uyku tutmaz geceleri.
Sakin biriyse ağlayarak geçirir gece yarısını. Yorgun düşene kadar bedeni…
Günleri kolay geçmez mesela!
Ne kadar unuttuğunu kabullendirse de kendine, Bir acı, bir hüzün takip eder onu.
Biraz efkârlıysa seven insan;
Deniz kenarına ya da yardan uzakta,
Huzur bulduğu yere atar kendini.
Onun için acısı hiç dinmeyecek gibi olsa da,
İçki masalarında atar en güzel kahkahalarını. Tutkulu bir aşk yaşıyorsa seven insan;
Her gece bayılana kadar içer.
Evine bir türlü gidemez, gitmez.
Yüreğinin yangınını söndürmeyi,
Kendine zarar vermekte bulur.
Birde sessiz sever insan…
Onun için gece-gündüz kavramı yoktur.
Acı kavramı bile tatlı kalır çektikleri yanında.
Ne deniz kenarına atar kendini,
Ne de bomboş sokaklara.
Öyle içten ağlar ki sessiz insan,
Sağır Sultan’ın bile yüreği sızlar.
Hıçkırıklara boğulsa bile,
Gözünden yaş gelmez olur bir süre sonra.
Her gün uzaktan sever sevdiğini.
Yüreğinin acısını bir parça dökse kalem kâğıda, Şairler şiirlerinden utanırdı.
Biraz anlatsa yüreğini şu denizlere,
Martılar dile getirirdi acı çığlıklarıyla içindekileri. Öyle severdi ki sessiz insan;
Yaşarken öleceğini bile bile giderdi.
Bile bile…

Emrah ÖZTÜRKLER