Ü

SEVĞİLİM

Sevgilim,
Sana bu mektubu yazarken ellerim titriyor, içimde yıllardır suskun kalan kelimeler nihayet özgürlüğüne kavuşuyor. Ne kadar saklarsan sakla, ne kadar kaçarsan kaç, sen de biliyorsun değil mi? Benim kaderim sensin. Ve sen de beni seviyorsun...
Gözlerinden okuyorum, kaçamak bakışlarından, sustuğunda bile içini haykıran o sessizlikten biliyorum. Ama neden hâlâ uzak duruyorsun? Neden hâlâ kendini benden esirgiyorsun? Daha ne kadar savaşacaksın kalbinle? Daha ne kadar erteleyeceksin bizim hikâyemizi?
Ben çok yoruldum sevgilim. Hayat zaten yeterince yordu beni. Geçmişin yükü omuzlarıma çöktü, beklentilerin altında ezildim, her şeyi sineye çektim ama bir tek sensizliği kabullenemedim. Sen olmayınca bu dünyada eksik kaldım. Yarım oldum.
Şimdi sana yalvarıyorum, içindeki sevdayı serbest bırak artık. Tutma, bastırma, susturma. Bir kez olsun kalbinin sesine kulak ver. Gel yanıma. Sarıl bana. "Evet, seviyorum" de. Beni sevdiğini duymaya ihtiyacım var. Beni sevdiğini hissetmeye, gözlerinin içine bakıp "İşte burada, sonunda yanımda" diyebilmeye ihtiyacım var.
Biliyorum, sen de tükeniyorsun. Sen de savaşıyorsun içindeki duygularla. Ama neden birbirimizi bu kadar zorlamaya devam ediyoruz? Neden kalbimiz aynı ritimde atarken mesafeler koyuyoruz aramıza?
Gözlerini kapat ve düşün... Sensiz geçen günlerimi, gecelerimi... Nasıl nefes aldığımı, nasıl hayatta kalmaya çalıştığımı... Sonra kendine bir tek soru sor: Gerçekten böyle devam edebilir misin? Gerçekten ben olmadan, biz olmadan yaşayabilir misin?
Eğer cevabın hayırsa, artık gel sevgilim... Vazgeçme. Korkma. Saklanma. Çünkü ben buradayım, hep buradaydım. Ve seni beklemekten asla vazgeçmeyeceğim.
Seni seviyorum. Hep sevdim. Hep seveceğim.
Gel artık…
©üstadkenan