L

Sevgilim, dinlemedin mi beni

Sevgilim,
Hava biraz üşüdü sanki
Şöyle bir çekte elini omzumdan
Pencereye bi el atıver sana zahmet.
Sonra sana zahmet şu perdeyede bi el atıver,
Gece geç oldu çünkü.
En son ne konuşuyorduk biz sahiden.
Ben sana saçma sapan tersliklerimi anlatıyordum sanırım.
Evet evet.
Hadi gel yanıma, sol elini omzuma sar yine.
Sonra ben sana, gözlerinin içine bakarak bir şeyler anlatırım.
Ama sen de beni dinleyeceksin ve saçlarımı okşayacaksın anlaştık değil mi ?
...
Sevgilim,
Biz kimsenin bilmediği bir mecrâda tanışmalıydık seninle,
Öyle değil mi ?
Kimsenin olmadığı bir dünyada
Kimsenin aklına getiremeyeceği ucube bir çukurda yahut
Saçmalayıp duruyorum diyorumya, biliyor musun ?
Bazı geceler aynanın karşısına geçip içimi döküyorum kendime.
Senle konuşurmuş gibi yapıyorum bazen de
Seninleymişiz gibi...
Sanki,
Şöyle karşı karşıya oturmuşuzda ben sana, gözlerine bakıyorum.
O sıcacık nefesini içime çekiyorum.
Uzun uzun bakınca sana
Sen yine göz kırpıp yanaklarımı utandırıyorsun.
Alacağın olsun.
Tabi kızıyorum bende sana o vakit.
Kızarak yanaklarını sıkıyorum geçen gece sıktığım gibi.
Sahiden geçen gece canınını yakmadım değil mi ?
( Gülüştük )
Yaktıysamda iyi yapmışşım, hıh.
Sonra canının yanmasından korkup hemen elimi çekiyorum.
Sende hızını alamayıp parmaklarımı ısırıyorsun.
Çığlık atmamam için ağzımı kapıyorsun üstüne üstelik.
Sonra s alak şapşik şekilde birbirimize sarılıyoruz
Hiçbir manta aklığa sığmayacak şekilde
Kalbinin sıcaklığını hissediyorum o sıra.
Göz göze geliyoruz birazda. Hatta çoğu vakit diyebilirim.
Sonra duvara yaslanmak için bir hamleyle kendimi yanına çekiyorum.
Sende üşümemem için o büyük kaban gibi ceketini belime seriyorsun.
Biraz daha aşık oluyorum o vakit.
Başımı omzuna doğru eğiyorum.
Sen saçlarımı okşamaya başlıyorsun.
Ha bire örgülüyorsun, ben sana trip atıp bir daha saçıma dokunma diyorum.
Sende tamam deyip, beş dakika sonra yine okşamaya başlıyorsun.
Ama bu sefer örgü yapmıyorsun.
Sonra seni nasıl sevdiğimi anlatıyorum oda da oturanlara
Ranzaya, komidinlere, masama.
Hayran hayran beni dinliyorlar. Daha önce hiç âşık görmediniz mi diyorum sorgular biçimde. Hepsi kafalarını sağ sol yapıyor. Bende büyük heyecanla seni ve beni anlatmaya devam ediyorum yine.
Senden bahsedince sesim hep duruluyor ama.
Ne anlatsam, nerenden tutup bir konu açsam hep noksan kalıyor.
Nükteli sözler dahi yetmiyor seni tamamlamaya.
/ Anlasana sevgilim, anlasana ?
...
Ardından gecenin geç saatlere geldiğinin farkına varıyorum. Yarılamıştık sayılır.
Ve ninemin, kapımı büyük telaşla çalmasını işitiyorum bu arada. Bir bahane uydurup odasına yolluyorum onu. Nasıl bir bahane olduğu umrumda olmuyor.
Sonra kaldığım yerden devam ediyorum, senle konuşmaya.
Sen mayışık yüzünle bana bakıyorsun. Gözlerini tenimde dolaştırıyor, kirpiklerini bir ok gibi bana saplıyorsun.
Bende tek tebessümle geceyi geçirebilmenin derdine düşüyorum.
Uzunca bir vakit susup geceye sözü bırakıyorum.
Sonra karşımdaki aynaya takılıyor gözlerim
Gece bir şimşek sürâtiyle gelip geçiyordu.
Bi komidinin yanına sızmış, uykulu gözlerle kendime bakıyordum.
Sevgilim ? Sen hangi ara bir komidin olmayı becermiştin.
Sevgilim ?
Sevgilim !
Yine mi uyudun...
Hani dinleyecektin, al işte, kınıyorum seni.
Ne yani sevgilim.
Sahiden, dinlemedin mi beni ?
©lena.